81. BM Genel Kurulu Başladı: 2026–2027 Döneminde Gündem ve Öncelikler

The opening session of the 81st UN General Assembly at the United Nations Headquarters in New York.

Küresel krizlerin, bölgesel çatışmaların ve çok taraflılık krizinin uluslararası ilişkiler gündemini meşgul ettiği bir dönemde, 81. BM Genel Kurulu (UNGA 81) çalışmalarına başladı. 8 Eylül 2026 Salı günü New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde açılışı gerçekleştirilen yeni Genel Kurul dönemi, uluslararası sistemde “güveni yeniden inşa etme” ve köklü reform talepleri gölgesinde şekilleniyor.

Bu analizde, 2026-2027 döneminde Genel Kurul’un önceliklerini, yeni başkanın vizyonunu ve uluslararası toplumun masadaki temel meselelerini, resmi kaynaklar ve açılış beyanları çerçevesinde inceliyoruz.

81. BM Genel Kurulu ve Yeni Dönemin Vizyonu

Haziran 2026’da yapılan gizli oylama sonucunda 99 oy alarak başkanlığa seçilen Bangladeşli Dr. Khalilur Rahman, 8 Eylül’deki açılış oturumuyla görevi önceki dönem başkanı olan Almanya eski Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’tan resmi olarak devraldı.

Başkan Rahman’ın 81. BM Genel Kurulu için belirlediği ana tema, “Güveni Yeniden Tesis Etmek, Dönüşümü Yönetmek: Herkes İçin Sonuç Üreten Bir Birleşmiş Milletler” (Restoring Trust, Managing Transformation: A United Nations That Delivers for All) olarak açıklandı. Bu vizyon, yalnızca diplomatik bir slogan olmaktan öte, Birleşmiş Milletler’in küresel kamuoyunda zedelenen itibarını ve karar alma mekanizmalarındaki tıkanıklığı aşma hedefini yansıtıyor. Kurumun resmi çerçevesi, devletlerin giderek daha fazla ikili veya bölgesel ittifaklara yöneldiği bir konjonktürde, küresel sorunların ancak ortak akıl ve uluslararası hukuk temelinde çözülebileceğini savunmaktadır.

81. BM Genel Kurulu Başkanı Dr. Khalilur Rahman

BM Güvenlik Konseyi Reformu: Yüzeysellikten Uzak “Anlamlı” Değişim

Yeni dönemin açılış konuşmalarında en çok öne çıkan unsurlardan biri Birleşmiş Milletler reformudur. Özellikle BM Güvenlik Konseyi Nedir? başlıklı önceki yazılarımızda detaylandırdığımız “veto gücü” ve temsiliyet sorunları, Genel Kurul’un en kritik tartışma alanlarından biridir.

Başkan Rahman, reformların marjinal veya göstermelik kalmaması gerektiğinin altını çizerek, kamuoyunun kuruma olan inancını tazeleyecek “anlamlı ve derin” (meaningful and deeper) bir Güvenlik Konseyi reformunun gerekli olduğunu vurgulamıştır. Güvenlik Konseyi reformuna ilişkin tartışmalar; üyelik kategorileri, veto meselesi, bölgesel temsil, genişletilmiş bir Konseyin büyüklüğü ve çalışma yöntemleri ile Genel Kurul-Güvenlik Konseyi ilişkisi gibi temel başlıklar üzerinden yürütülmektedir. Reform süreci hâlen Genel Kurul bünyesindeki Hükümetlerarası Müzakereler (Intergovernmental Negotiations – IGN) çerçevesinde devam etmektedir ve üzerinde uzlaşılmış nihai bir reform modeli bulunmamaktadır.

Sistemin geleceğe uyum sağlaması (fit for future) ve uluslararası güvenliği daha etkili biçimde destekleyebilmesi için Güvenlik Konseyinin günümüz BM üyeliğini ve küresel güç dengelerini daha temsilî, kapsayıcı, şeffaf ve hesap verebilir biçimde yansıtması gerektiği reform tartışmalarının merkezinde yer almaktadır.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantı masası

2026–2027 Döneminde Gündemdeki 6 Temel Başlık

  1. BM Genel Kurulu gündemini şekillendiren tartışmalar, üye devletlerin öncelikleri ve Genel Kurul Başkanlığının açıkladığı resmi program doğrultusunda 6 temel başlık etrafında kümelenmektedir:

1. Çok Taraflılık ve Kurumsal Güvenin Yeniden Tesisi

BM ve AB gibi uluslararası kurumların belgelerine göre, devletler arası krizlerin yönetiminde Birleşmiş Milletler sistemine olan güven azalmaktadır. Etkili çok taraflılık (effective multilateralism) ilkesi, krizlerin çözümünde tek taraflı müdahalelerin yerini diplomatik ve hukuki zeminin alması gerektiğini şart koşmaktadır. 81. BM Genel Kurulu, sistemin kritik bir dönüm noktasında olduğu uyarısıyla üye devletleri uzlaşı aramaya çağırmaktadır.

2. İklim Adaleti ve Çevresel Krizler

İklim değişikliğiyle mücadele, Genel Kurul’un en eylemsel başlıklarından biridir. İklim krizinden orantısız biçimde etkilenen küçük ada gelişmekte olan devletleri, en az gelişmiş ülkeler ve diğer kırılgan ülkelerin gündeme getirdiği iklim adaleti, uluslararası koruma talepleri ve finansman mekanizmaları, 2026 Eylül ayındaki yüksek düzeyli toplantıların önemli gündem maddeleri arasında yer almaktadır. Gelişmiş ülkelerin emisyon sorumluluklarına karşın, gelişmekte olan ülkelerin finansal mekanizmalarla desteklenmesi zorunluluğu tartışılmaktadır.

Birleşmiş Milletler iklim adaleti toplantısı

3. Uluslararası Barış ve Çatışma Çözümü

21 Eylül 2026 Uluslararası Barış Günü için belirlenen “Barışa Yatırım Yapmak: Herkes İçin, Her Yerde, Her Gün” (Invest in Peace: For Everyone, Everywhere, Every Day) teması da Genel Kurul’un barış ve çatışma çözümü gündemiyle örtüşmektedir. Orta Doğu’dan Doğu Avrupa’ya uzanan güvenlik sorunları, Güvenlik Konseyinin etkin karar alma kapasitesini, Genel Kurulun siyasi ve normatif ağırlığını ve BM Şartı’nın (UN Charter) sahadaki uygulanabilirliğini ciddi bir teste tabi tutmaktadır.

4. Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin İvmelenmesi

Küresel enflasyon dalgalanmaları ve tedarik zinciri kesintilerinin yoksulluk hedeflerini sarsması nedeniyle, ekonomik eşitsizliklerin azaltılması ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine yönelik ilerlemenin hızlandırılması 81. BM Genel Kurulu kapsamında öncelikli olarak tartışılmaktadır.

5. İnsan Hakları, İnsani Yardım ve Koruma

İnsan haklarının korunması, insani yardım sisteminin güçlendirilmesi, sivillerin çatışmalardan korunması ve mülteci ile göçmenlerin karşı karşıya kaldığı sorunlar da 81. BM Genel Kurulu’nun resmi öncelikleri arasında yer almaktadır. Devam eden savaşlar ve insani krizler, BM’nin insan hakları ve insani koruma mekanizmalarının etkinliği açısından önemli bir sınama oluşturmaktadır.

6. Dijital Yönetişim ve Yapay Zekâ

Teknolojik dönüşüm, yapay zekâ ve dijital yönetişim de 2026–2027 döneminin öne çıkan başlıkları arasındadır. Yapay zekânın küresel ölçekte güvenli ve kapsayıcı biçimde yönetilmesi, dijital uçurumun azaltılması ve yeni teknolojilerin oluşturduğu fırsat ve risklere yönelik uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi Genel Kurul Başkanlığının öncelikleri arasında bulunmaktadır.

Yüksek Düzeyli Toplantılar (High-Level Week) ve Gelecek Beklentileri

8 Eylül 2026’da başlayan resmi oturumların ardından, 18–28 Eylül tarihleri arasında Yüksek Düzeyli Hafta (High-Level Week) kapsamında çeşitli toplantılar gerçekleştirilecektir. Devlet ve hükümet başkanları ile üst düzey temsilcilerin katılımıyla gerçekleşecek olan Yüksek Düzeyli Genel Görüşmeler (General Debate) ise 22–26 Eylül ve 28 Eylül 2026 tarihlerinde yapılacaktır. BM’nin 193 üye devletinden devlet ve hükümet başkanları ile üst düzey temsilcilerin ulusal vizyonlarını Genel Kurul kürsüsünden paylaşacağı bu evre, küresel ittifakların yönünü ve krizlere karşı alınacak ortak pozisyonları belirlemede kritik rol oynayacaktır.

New York Birleşmiş Milletler Genel Merkezi bayrakları

Sonuç: Etkili Bir Birleşmiş Milletler Mümkün mü?

Uluslararası ilişkiler disiplininde çok sık vurgulandığı üzere, Birleşmiş Milletler’in başarısı, üye devletlerin siyasi iradesinden bağımsız düşünülemez. 81. BM Genel Kurulu, kurumun karar mekanizmalarındaki tıkanıklığı “anlamlı reformlar” ile aşmayı hedeflerken, Dr. Khalilur Rahman’ın belirttiği üzere “her sorunun hızla veya tamamen çözülemeyeceği gerçeği, ortak bir zemin aramaktan vazgeçmeyi gerektirmez”. Önümüzdeki aylar, bu diplomatik çabaların küresel siyasette sahici bir karşılık bulup bulmayacağını gösterecektir.