Montrö Boğazlar Sözleşmesi Nedir? Türkiye Açısından Neden Önemlidir?

İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı; Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan, ticaret ve güvenlik bakımından uluslararası öneme sahip bir deniz geçiş sistemi oluşturur. Bu bölgedeki gemi geçişlerinin temel hukuki çerçevesini ise Montrö Boğazlar Sözleşmesi belirlemektedir.
20 Temmuz 1936’da İsviçre’nin Montrö kentinde imzalanan Sözleşme, 9 Kasım 1936’da kesin olarak yürürlüğe girdi. Düzenleme bir yandan ticaret gemilerinin geçiş serbestisini korurken, diğer yandan savaş gemilerinin Türk Boğazları’ndan geçişini geminin niteliğine, devletin Karadeniz’e kıyıdaş olup olmamasına ve barış veya savaş durumuna göre farklı kurallara bağlamaktadır.
2026 yılı aynı zamanda Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 90. yılıdır. Sözleşmenin günümüzde hâlâ yürürlükte olması ve özellikle Karadeniz güvenliğiyle ilgili gelişmelerde uygulanmaya devam etmesi, Montrö’yü yalnızca tarihsel bir belge olmaktan çıkararak güncel uluslararası ilişkilerin önemli hukuki düzenlemelerinden biri haline getirmektedir.
İçindekiler
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Nasıl Ortaya Çıktı?
Türk Boğazları’nın hukuki rejimi 1923 Lozan düzenlemeleriyle de ele alınmıştı. Ancak 1930’ların değişen güvenlik ortamında Boğazların statüsü yeniden müzakere edildi.
1936 tarihli Montrö düzenlemesi, Lozan’da kabul edilen geçiş ve seyrüsefer serbestisi ilkesini korurken Boğazlar rejimini Türkiye’nin güvenliği dikkate alınarak yeniden şekillendirdi. Sözleşmeye ek protokol, Türkiye’nin Boğazlar bölgesini hemen yeniden askerîleştirebilmesine izin verdi. Ayrıca önceki rejimdeki uluslararası Boğazlar Komisyonunun görevleri Sözleşme’nin 24. maddesiyle Türkiye’ye devredildi.
Bu nedenle Montrö’nün Türkiye açısından hukuki öneminin temel unsurlarından biri, Türk Boğazları üzerindeki yönetim ve güvenlik yetkilerinin yeniden Türkiye tarafından kullanılmasını sağlayan düzenlemeleridir.

Ticaret Gemileri Boğazlardan Nasıl Geçer?
Montrö Boğazlar Sözleşmesi, ticaret gemileri ile savaş gemileri arasında belirgin bir ayrım yapmaktadır.
Sözleşmenin 2. maddesine göre barış zamanında ticaret gemileri, bayrakları ve yükleri ne olursa olsun, gündüz ve gece Boğazlardan geçiş ve seyrüsefer serbestisinden yararlanır. Bununla birlikte sağlık kontrolleri ve Sözleşmenin izin verdiği bazı hizmet veya ücret düzenlemeleri uygulanabilir.
Türkiye’nin savaşan taraf olmadığı bir savaş durumunda da ticaret gemilerinin geçişi esas olarak devam eder. Türkiye’nin savaşan taraf olması halinde ise Türkiye ile savaş halinde olmayan devletlere ait ticaret gemileri, düşmana yardım etmemeleri şartıyla geçiş yapabilir; bu durumda geçişin gündüz yapılması ve Türk makamlarınca gösterilen rotanın izlenmesi gibi ek kurallar uygulanır.
Dolayısıyla Montrö’nün ticari gemiler bakımından temel yaklaşımı geçiş serbestisini korumaktır.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Savaş Gemilerini Nasıl Düzenler?
Savaş gemileri açısından sistem çok daha ayrıntılıdır. Sözleşme, özellikle Karadeniz’e kıyıdaş devletler ile kıyıdaş olmayan devletleri birbirinden ayırır.
Savaş gemilerinin geçişinden önce Türkiye’ye diplomatik kanallardan bildirim yapılması gerekir. Sözleşmenin 13. maddesinde normal bildirim süresi sekiz gün olarak düzenlenmiş, Karadeniz’e kıyıdaş olmayan devletler için bunun on beş güne çıkarılması öngörülmüştür.
Aynı anda Boğazlardan transit geçiş yapan yabancı deniz kuvvetleri için genel tonaj sınırı 15.000 ton ve gemi sayısı sınırı dokuzdur; Sözleşmede ayrıca belirli istisnalar yer almaktadır.
Karadeniz’e kıyıdaş olmayan devletlerin Karadeniz’deki savaş gemileri için de özel sınırlamalar vardır. 18. madde temel toplam tonaj sınırını 30.000 ton olarak belirler ve belirli şartlarda bu rakamın 45.000 tona kadar yükselmesine imkân tanır. Ayrıca kıyıdaş olmayan devletlerin savaş gemileri Karadeniz’de 21 günden fazla kalamaz.
Bu hükümler, Karadeniz’e kıyıdaş devletlerle dışarıdaki deniz güçleri arasında farklı bir hukuki rejim oluşturur.

Savaş Durumunda Türkiye’nin Yetkileri Nelerdir?
Montrö’nün en çok gündeme gelen hükümleri 19, 20 ve 21. maddelerdir.
Türkiye’nin savaşan taraf olmadığı bir savaş sırasında 19. madde, savaşan devletlerin savaş gemilerinin Boğazlardan geçişini esas olarak yasaklar. Bununla birlikte kendi üslerinden ayrı kalmış savaş gemilerinin üslerine dönmesi gibi Sözleşmede tanımlanan istisnalar bulunmaktadır.
Türkiye’nin kendisinin savaşan taraf olması halinde ise 20. madde devreye girer ve savaş gemilerinin geçişi konusunda karar yetkisi Türk Hükümetine bırakılır. Türkiye kendisini yakın bir savaş tehlikesi altında görürse 21. maddede belirtilen yetkileri kullanabilir.
Bu hükümler yakın tarihte de uygulandı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının 2022 faaliyet raporuna göre Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından Sözleşmenin 19. maddesi uygulanarak Türk Boğazları savaşan tarafların savaş gemilerine kapatıldı.
Montrö Türkiye Açısından Neden Önemlidir?
Montrö’nün Türkiye açısından önemi yalnızca gemilerin Boğazlardan geçip geçemeyeceğine karar verilmesiyle sınırlı değildir.
Sözleşme, Türk Boğazları üzerindeki geçiş rejimini düzenlerken Türkiye’ye güvenlik açısından önemli yetkiler tanımakta, Karadeniz’e kıyıdaş olmayan devletlerin askerî deniz varlığına tonaj ve süre sınırlamaları getirmekte ve savaş dönemlerinde Türkiye’nin konumuna göre farklı kurallar öngörmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı da Montrö’yü Türkiye açısından stratejik, siyasi ve ekonomik öneme sahip bir düzenleme olarak tanımlamakta; Sözleşmenin Karadeniz’e kıyıdaş devletlerle üçüncü ülkeler arasında uygulanabilir bir denge oluşturduğunu ifade etmektedir. Bu, Türk hükümetinin resmî değerlendirmesidir.

Montrö Sözleşmesi’nin Süresi Doldu mu?
Montrö hakkında sık karşılaşılan yanlış bilgilerden biri Sözleşmenin 20 yıl sonra otomatik olarak sona erdiği iddiasıdır.
Sözleşmenin 28. maddesi, başlangıçta 20 yıllık bir süre öngörmüş ancak bu sürenin bitiminden iki yıl önce fesih bildirimi yapılmadığı takdirde Sözleşmenin yürürlükte kalmaya devam edeceğini düzenlemiştir. Ayrıca 1. maddede yer alan geçiş ve seyrüsefer serbestisi ilkesinin süresiz olduğu açıkça belirtilmiştir.
Dolayısıyla Montrö 1956’da kendiliğinden sona ermemiştir ve 2026 itibarıyla yürürlüktedir.
90. Yılında Montrö’nün Güncel Önemi
20 Temmuz 2026’da Sözleşmenin imzalanmasının 90. yıl dönümü doldu. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı bu vesileyle yayımladığı açıklamada Montrö’nün 90 yıldır uygulandığını, Karadeniz’de barış, güvenlik ve istikrar bakımından önemli görüldüğünü ve Türkiye’nin Sözleşmeyi uygulamaya devam edeceğini bildirdi.
Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte 19. maddenin yeniden somut şekilde uygulanmış olması, Montrö’nün günümüzde de Karadeniz güvenlik mimarisinde pratik sonuçlar doğuran bir düzenleme olduğunu göstermektedir. Karadeniz ve Avrupa güvenliğinin daha geniş kurumsal çerçevesini incelemek için NATO nedir? başlıklı yazımıza da göz atabilirsiniz.

Sonuç: Karadeniz ve Türk Boğazları İçin Kalıcı Bir Hukuki Çerçeve
Montrö Boğazlar Sözleşmesi, 1936’dan bu yana Türk Boğazları’ndan ticaret ve savaş gemilerinin geçişini farklı koşullara göre düzenleyen temel uluslararası hukuk belgelerinden biridir.
Ticaret gemilerine geçiş serbestisi sağlaması, savaş gemilerine tonaj, süre ve bildirim kuralları getirmesi ve savaş zamanlarında Türkiye’nin statüsüne göre farklı yetkiler öngörmesi, Sözleşmenin bugünkü öneminin temel unsurlarıdır.
2026’da 90. yılını dolduran Montrö’nün güncelliği yalnızca tarihsel öneminden değil, Karadeniz’deki mevcut güvenlik gelişmelerinde hükümlerinin hâlen uygulanabiliyor olmasından kaynaklanmaktadır.



